Arşiv: Haziran, 2011

İnternetin tarihi ve Amerikalı internet şirketleri

Dün eTohum yaz kampı kapsamında ikinci buluşmamızı gerçekleştirdik. Sizlerle deneyimlerimi paylaşmak isterim.

İnternetin tarihi

Amerikan ordusu soğuk savaş sonrası Rusların olası bir nükleer saldırısı sonra iletişim güvenliğini sağlamak istemiştir. Eski telgraf ve radyo sistemleri ile iletişim de tüm kanallar bir birine tek hat üzerinden bağlıydı. Bunu okullarda öğrendiğimiz elektrik devrelerinden seri bağlama ile daha iyi anlayabiliriz. Aradaki bir aracı düştüğü zaman tüm iletişim durur. Bu yüzden Amerikalı bilim adamları dağıtılmış bir sistem oluşturmaya karar verirler. Böylece ilk ağları (network) oluştururlar. Daha sonra bunu İngiltere ve Fransadaki ağlar takip eder. Ancak bu ağlar bir birlerine bağlı değildirler. Bilim, ticaret ve devlet işleri amaçları ile kullanılan bu ağlar daha sonra birbirine bağlanır ve günümüz interneti oluşur. İnternet buluş, kurumsallaşma ve ticarileşme süreçlerinden geçip günümüze gelmiştir. Aşağıdaki ingilizce video internetin tarihini animasyonlarla fevkalede anlatıyor.

 

Amerikalı internet şirketlerinden bahsederken bunların çoğunun garajda kurulmasının tesadüf olup olmadığını merak ettik. Burak Büyükdemir bunun şartlardan olabileceği gibi fevkalade pazarlama amaçlı olabileceği üzerinde durdu. Bu tip hikayeler bağlayıcı oluyor. Bugün borsamızdaki tüm şirketlerin değerlerinin toplamı 293 milyar dolardır. eBay’in değeri 37 milyar, Google’ın değeri 156 milyar, Microsoft’un değeri 204 milyar dolardır, yani üçünün toplamı 397 milyar dolardır. İşte fark ortada.

İnternet girişimcileri için finans ve muhasebe

eTohum girişimci ve yatırımcıları buluşturmayı amaçlayan bir kuruluştur. Bünyesinde sektörün önde gelenleri ile söyleşiler, yarışmalar ve yaz kampları düzenlemektedir. Ben de mümkün oldukça eTohumun etkinliklerine katılmaya çalışıyorum. Bu sene eTohum ve Girişim Fabrikası yaz kampı düzenledi. Kampta dinlediğim ve edindiğim tecrüberleri kısa notlar halinde size aktarmaya çalışacağım.

Dün bunlardan ilkine katıldım.  Dr. Haluk Elçi konuktu. Haluk Bey mühendis ancak kendini işletme konusunda geliştirmiş. Yatırım firmalarında danışmanlık yapmış. Konusunda epey tecrübeli. Şimdi artık kendisi firmalara yatırımlar yapıyor.

Aslında gün boyunca en çok üzerinde durduğu konu gelir projeksiyonuydu. Gelir projeksiyonu yapacağınız girişimin bellirli bir zaman çerçevesindeki gelir, gider ve karını belirten basit bir tablodur. Kendisinden yatırım almaya giderken çoğu girişimcinin bu tabloyu hazırlamadığını belirtti. Aslında bu bir işe girişmek isteyen herkesin kafasında olan bir bilgidir. Şöyle, ilk sene 5000lik mal satsam, 8000 ofise gider 3000 zararda olurum. İkinci sene satışı arttır 9000lik mal satarım, gideri de dengeler 9000 yaparım ve zararsız kapatırım şeklinde hesaplamalar yapalır. İşte bu aslında gelir projeksiyonudur. Bizim kafamızda bulunan bu basit bilgiyi de tabiki yatırımcıya bildirmemiz gerekir.

Diğer bir konu ortaklıktı. Ortaklıklardaki temel soru şudur; Şirketin %?? ne  ?? TL karşılığında ortaklık. Yani sizden girişimimin %20 sine karşılık 300.000 TL istiyorum. Bu aslında şirketinize değerini de ortaya koyuyor. Bu hesaba göre sizin girişiminizin o günkü değeri 1.500.000 TL’dir. Ortaklıktaki önemli noktalar aşağıdaki gibidir.

  • Yönetim
  • Yatırım
  • Karar alma
  • Personel
  • Oylama
  • Raporlama şartları
  • Ara hedeflere yönelik para girişi
  • Beraber para çıkışları
  • Ek hisse opsiyonları
  • Krediler

Ama projeksiyonların geleceğin okunması değildir. Kimse geleceği okuyamaz, bunlar bize hem hedef hemde yol gösterici olarak işlev görürler.

Haluk Bey’in sunumda belirtiği önemli bir başka nokta zamanımızın %99 unu operasyona %1 ini strateijiye ayırdığımız ve ayırmamız gerektiğidir. Sadece operasyonlar ile bir yere varmak mümkün değildir, kafamızı kaldırıp etrafta olan bitene bakmamız ve buna göre kendimize bir yol çizmemiz gerekmektedir.

Haluk Bey girişim türlerini üçe ayırdı.

  1. Yaşam stili girişimleri: Sadece geçim sağlamak yüksek bir potansiyel ve hedefi olmamak
  2. Orta ölçek girişimler
  3. Yüksek potansiyelli girişimler: Yüksek potansiyel ve hedefe sahip olmak

Vurguladığı diğer önemli nokta ise yatırım ararken 15 belki 20 yere müracaat etmek gerektiğidir. Yatırımcı girişimi geri çevirdiği zaman bu her zaman girişimci ile ilgili değil yatırımcının kendi iç işleri ile ilgili de olabilmektedir.